ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI KÜNYE İLETİŞİM

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ATATÜRK'ÜN EMRİYLE TARİHTE ZİLAN DERESİ KATLİAMI YAPILDI...

ATATÜRK'ÜN EMRİYLE TARİHTE ZİLAN DERESİ KATLİAMI YAPILDI...

Editör

Van'ın Erciş İlçesi 'Zilan Deresi'nde 1930 yılında meydana gelen ve 'Zilan Katliamı' olarak anılan olaylar sonrasında akli dengesini yitiren Tayfun Susak (Tayfunê Zilani), Muş'un Bulanık İlçesi'nde dilencilik yapıyor.

'Zilan Deresi'nde 13 Temmuz 1930 yılında yaşanan olaylardan şans eseri kurtulan Susak, şimdi Bulanık'ta dilencilik yapıyor. Olaylar sonrası akli dengesini yitiren ve şimdi 95 yaşında olan Susak, olaylardan sağ kurtulmayı başaranlarıdan haber alamadığını, o yüzden yıllardır tek başına yaşadığını söyledi. Bulanık'ta kötü bir hayat sürdürdüğünü belirten Susak, yaşadıklarını unutamadığını vurguladı.

Bulanık'ta halk tarafından "Tayfunê Zilani" olarak anılan Susak, o günü şöyle anlattı: "Yüzbaşı Derviş Bey'e bağlı askerler, isyana kalkışacağız diye bir anda Zilan Deresi'ndeki 7 köye baskın yaparak, taramaya başladılar. Herkesi öldürmeye başladılar. Kısa bir süre içinde ortalık cesetlerle doldu. Ben de kaçarken yere düştüm. Cesetlerin altında kaldım. Benim öldüğümü zannettiler. Bütün cesetleri üst üste yığdılar, ben de cesetlerin altında kaldım. Askerler gittikten sonra ortaya çıktım. Ancak ailemden sadece ben sağ kalmıştım. Babam, annem ve bütün akrabalarım öldürülmüştü. Çok az kişi sağ kurtuldu. Kurtululanlar da benim gibi akli dengelerini yetirdiler."

'Zilan katliamından sonra esirlik başladı'

Olaylardan sonra tekrar askerlerce gözaltına alındığını belirten Susak, şöyle devam etti: "Bir süre sonra askerler tekrar bölgeye geldiler ve sağ kurtulanları Muş, Ağrı ve Doğubeyazıt'a götürdüler. Aralarında ben de vardım. Buralarda günlerce aç kaldık ve işkencelere tabi tutulduk. Daha sonra esir olarak birkaç yıl askerler için çobanlık yaptım. Çobanlıktan sonra beni Elazığ Deliler Hastanesi'ne gönderdiler. Uzun bir zaman burada kaldım. Burada hayvan muamelesi yapıyorlardı. Hastanede çok acı çektim. Burada ortalığın düzelmesi ile birlikte serbest bıraktılar. Ben de tekrar köyüme gelmek istedim. Ancak oraya gittiğim zaman evler dahi yoktu. Ben de Muş'a geldim. Ve Bulanık İlçesi'ne yerleştim. O günden bu yana buralarda dilencilik yaparak geçiniyorum."

'Burada rahat vermiyorlar'

Dönemin Bulanık Belediye Başkanı'nın barınmak için kendisine tahsis ettiği evde tek başına kaldığını belirten Susak, "Devlet köylerimize Afganlıları yerleştirdi, biz de sağ kalanlar ortada kaldık. Sonra burada kalmaya başladım. Dilencilik yapıyorum ama polisler sokaklarda dolaşmamı istemiyor" dedi.

Yakınları doğruluyor

Susak, o günden beri yakınlarından haber alamadığını belirtirken, Erciş ilçe merkezinde oturan yakınları ise, Susak'ın anlattıklarını doğrulayarak, yıllardır görüşmediklerini belirttiler.

Geliye Zilan katliamı

"Ağrı Dağı bozgunundan (Ağrı İsyanı: 1930) sonra Kürtler akın akın Geliye Zilan'a sığınmışlardı. Toplanan insanların sayısı hiç kimse tarafından hiçbir zaman saptanamadı. Ama Geliye Zilan, tarihte benzeri olmayan bir katliama tanık oldu.

Gelinin giriş ve çıkışları tutulmuş, on binlerce asker tarafından baştan başa sarılmış, sonra kırım başlamış, kırım boyunca yer gök insan feryatlarıyla dolmuştu. Yeni doğmuş bebekten 90'lık ihtiyara kadar her yaş ve cinsiyetten sayısız insan; mitralyöze tutularak, süngülenerek, buğday başağı biçilircesine yok edildi.

Devletin yarı resmi gazetesi durumunda olan Cumhuriyet gazetesi, 16 Temmuz 1930 tarihindeki sayısında Zilan vadisindeki toplu katliamı şöyle veriyordu:

"Karaköse, 14 (Özel muhabirimiz bildiriyor)- Ağrı eteklerinde eşkıyaya katılan köyler yakılarak, ahalisi Erciş'e sevk ve orda iskan olunmuştur. Zilan harekatında imha edilen eşkıya miktarı, 15 binden fazladır. Yalnız, bir müfreze önünde düşüp ölenler 1000 kişi tahmin ediliyor. Zilan deresine sıvışan 5 şaki teslim olmuştur. Buradaki harp, pek müthiş bir tarzda cereyan etmiştir.


Zilan deresi, lebalep cesetlerle dolmuştur."
Kaynak:Ahmet Kahramanı'ın Kürt İsyanları (Tedip ve Tenkil) kitabından (s.211,
AÇIKLAMA: textul_paye;
DEVLET bu katliamı yine bir kısım kürt aşiretlerin desteğiyle yaptı bu kısım kürt kürt aşiretlerinde kurduğu milislerle yaptı..... geliye zilan dediğimiz yerde ki çevre köylerdeki bütün kürtleri dediğimiz yere de yani kürtçe adı ile ser çeme geliye zilane (zilan deresinde) taoplayarak kadın çoluk çocuk 15 bin kişiyi tarıyarak öldürüyorlar.. akrabalarımın çoğu burda öldü.. vurulduklarında zilan deresi [çeme geliyee zilane] sadece kan akıyormuş .... arkadaşlar büyük bir vahşet .. devlet o köylere kırgız türklerini yerleştirdi ... kırgız türklerini yerleştiren kenan evren idi... 

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SİYASET & GÜNDEM

ERBAKAN VE PARALEL YAPI

ERBAKAN VE PARALEL YAPI Bugünlerde Paralel Yapı adıyla anılan yapıyı 35-40 yıl önce Merhum Prof.Dr.Necmettin Erbakan'ın nasıl teşhis et...

(MDB) STÜDYO SAHİBİ MURAT DEMİR SONUNDA İSYAN ETTİ.

(MDB) STÜDYO SAHİBİ MURAT DEMİR SONUNDA İSYAN ETTİ. BAKIRKÖY OSMANİYE'DE (MDB) STÜDYO OLARAK FOTOĞRAF HİZMETLERİ VEREN YOZGAT'LI MURAT DEMİR SONUNDA ADALETSİZL...
ÇOCUKLARDA STRESİN BEDENSEL İFADESİ...30 Ocak 2014

REKLAM


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi